AVRUPA PATENTLERİNİN VALİDASYONU

Avrupa patentlerinin Türkiye’de geçerlilik kazanması için Avrupa Patent Sözleşmesi (EPC) Madde 65’e göre Türkiye’de geçerli kılınmalı, yani valide edilmelidir. Validasyon prosedürü temel olarak resmi harçların ödenmesi ve patent tarifnamesinin Türkçe tercümesinin TPE’ne sunulması işlemlerini içerir. Burada hatırda tutulması gereken önemli bir husus, hukuki olarak hüküm ifade eden metnin Türkçe metin olması ve Türkçe dilindeki metnin patentle ilgili hukuki süreçlerde temel teşkil edeceğidir. Bunun istisnası, Türkiye’nin uyguladığı EPC-Madde 70(3) kapsamındaki hükümsüzlük davalarıdır. Zira bu davalarda, çevirinin daha dar koruma tesis etmesi hallerinde Türkçe çeviri yerine EPO dilindeki tarifnamenin baz alınması gerektiği hüküm altına alınmaktadır. Bu nedenle patentin doğru şekilde tercüme edilmesi hayati önem arz etmektedir.

Firmamız “çifte kontrol” prensibini sıkı şekilde uygulayarak yüksek kalitede çeviriler sunmaktadır. Diğer bir ifade ile Avrupa patentleri, patent bilgisi olan teknik eğitimli bir tercüman veya patent vekili tarafından tercüme edildikten sonra insan hatalarını minimize edecek şekilde mutlaka bir patent vekili tarafından ikinci bir kontrole tabi tutulmaktadır.

 

Türkiye’de validasyon ücretleri

Resmi Harç: 700-TL

Validasyon Süresi

Validasyon süresi, ilgili Avrupa patentine ait tescil kararının Avrupa patent bülteninde yayınlanmasını takip eden 3 aydır. Bu süre geçtiğinde hak kaybını telafi etmek mümkün değildir. Validasyonun bir gereği olan tercümenin sunulması için yine de validasyon süresi içinde bir talep yapılıp 450-TL ek ücret ödenmesi şartıyla 3 aylık bir ek süre mevcuttur.

EPO nezdindeki kısıtlama/itiraz süreçleri neticesinde yeniden validasyon (EPC-Madde 99 & 105a):

Avrupa patentlerinin EPO nezdinde kısıtlama veya itiraz süreçleri neticesinde değişmesi durumunda ilgili kararın Avrupa patent bülteninde yayınlanmasını takip eden 3 ay içerisinde söz konusu değişikliklere ilişkin tercümenin TPE’ne sunulması gerekmektedir. Bu işlemin ihmal edilmesi Türkiye’de “başından beri” hak kaybına mahal verir ki bu durumda söz konusu Avrupa Patentinin Türkiye’de hiçbir zaman hüküm doğurmadığı kabul edilir.

Avrupa Patentlerinin Yıllık Sicil Kayıt Ücretleri

Valide edilen patentler yıllık sicil kayıt ücretlerine tabidir. Yıllık ücret, en geç Avrupa patentinin başvuru tarihinin aynı gün ve aya denk gelen yıl dönümünde ödenmelidir. Başvuru sahibi bu ödemeyi ihmal ederse yıllık ücret ilave bir ücretle 6 aylık ek süre dahilinde de ödenebilir.

Yıllık sicil kayıt ücretinin ilave 6 aylık sürede ödenmemesi durumunda patent ile ilgili haklar sona erer. Bu durumda haklar ancak mücbir sebep talebi ile canlandırılabilse de TPE “elde olmayan sebeplerin” ispatını ve başvuru sahibinin elinden gelen her türlü önlemi aldığına ilişkin delilleri sıkı şekilde şart koşmaktadır.  

Kullanım Zorunluluğu

Valide edilen Avrupa patentleri, diğer tüm ulusal patentler gibi, patent sahibinin geçerli bir nedeni olmadığı sürece (örn. ruhsatlar, resmi izinler gibi süreçler zaman alabilir) patente ait tescilin resmi patent bülteninden yayınlanmasından itibaren 3 yıl içerisinde kullanım zorunluluğuna tabidir. Patentle tarif edilen buluşun Türkiye’de kullanılmaması durumunda üçüncü kişiler bu hususu zorunlu lisans konusu yaparak mahkemeye taşıyabilir. Bu durumda lisans bedeli şartlara bağlı olarak mahkemece belirlenebilmektedir.

Birçok patent sahibi 551 sayılı KHK-Madde 99 anlamında zorunlu lisans yolunu kapamak ve kanunun getirdiği bu zorunluğun etrafından dolaşmak üzere TPE nezdinde lisans verme teklifi sunmaktadır. Ancak bu yol da hemen hemen zorunlu lisansla aynı sonucu doğurmaktadır, zira üçüncü kişiler lisans verme teklifine bağlı olarak zorunlu lisansa benzer şekilde hala lisans isteyebilmekte, ve bu durumda da lisans bedeli ilgili mahkeme tarafından belirlenmektedir (taraflar lisans bedeli konusunda mutabık değilse). Buluşun kullanılmaması ve lisans verme teklifinin TPE’ne sunulmaması durumunda hayati sonuçlar veya hak kaybı söz konusu değildir. Bu sebeple kullanım zorunluluğunu elimine etmeye yönelik bu tür lisans verme teklifleri iyi bir seçim olamayabilir ve içtihadda hala tartışılır niteliktedir.

Türk patent kanunu ile EPC’nin uyumluluğu

EPC’nin (Yönetmelik Madde 26-34) biyoteknoloji buluşlarına dair olan hükümleri Avrupa Parlamentosunun 98/44/EC sayılı direktifi ile dahil edilmiş olmakla beraber Türkiye’de mevcut 551 sayılı KHK’da bu hükümler mevcut değildir. Ayrıca Türk içtihadı yeni tıbbi kullanım formatları ile ilgili (örn. X hastalığının tedavisinde kullanılmak üzere Y ürünü…) EPC-Madde 54(4) ve (5) ile uyumlu hale getirilmemiştir. Fakat 551 sayılı KHK-Madde 4 uyarınca patent sahibinin lehine ise uluslararası anlaşmalar ulusal hukuk üzerinde değerlendirilebilmektedir. Bu sebeple EPC2000’e ait hükümler, Türkiye’deki patentin EPC-validasyon yolu ile ülkeselleştirilmiş olması durumunda uygulanabilir olmaktadır.